Zeytinyağlı Frenk Lahanası

Etiketler

, , , , , , ,

IMG_8232

Yemeğin nasıl hazırlandığı ve pişirildiği çok önemlidir.  Uzmanlar özellikle   sebzelerde daha fazla dikkat etmemiz gerektiğini vurgulamaktadır. Tüm sebze yemeklerinde olduğu gibi bu durum lahana ve brüksel lahanası içinde geçerliliğini korumakta . Yemekleri fazla kaynatmaktan ve kızartmaktan kaçınmalıyız. Eğer bu işlemleri yaparsak  sebze ve gıdaların içinde bulunan önemli minerallerin, vitaminlerin yıkılmasına neden oluruz. Sebzeli yemek yaparken doğrama işini yemek hazırladığımız esnada yapmamız en doğru bilinen yöntemdir. Özellikle sebzelerde ki pişirme tekniği ve püf noktaları hazırlayacağımız yemeğin etkisini ve lezzetini değiştirecektir.Kaynatarak pişirdiğimiz takdirde besin değerinin %80 ‘i suda kalacağından bu tür sebzeleri buharda pişirmek daha sağlıklı olacaktır. Lahana ve cinsi sebzeler yaymış oldukları koku sebebi ile rahatsızlık veren sebzeler arasında başı çekiyor . işte buradaki püf nokta ise kesinlikle suda haşlanılmaması gerektiğidir. Lahana veya brüksel lahanasını ne kadar çok pişirirseniz o kadar çok kötü koku yayar . Bilinenin aksine doğramış olduğumuz lahanayı  veya brüksel lahanasını az zeytinyağı ile tavada çevirebiliriz . Kahverengi olana dek sotelendiği zaman  kendi suyunda hiç  su koymadan pişmesi hem lezzetini artıracak  aynı zamanda besin değerlerini koruyacaktır. Bu işlemi yaptıktan sonra biraz tuz , biraz  taze çekilmiş karabiber ve bir tutam şeker ( 1 çay kaşığı) ekleyin çıkan sonuca inanamayacaksınız. Ben şimdi bugün sizlerle Türk mutfağının özellikle Ege lezzetlerine yakın bir tarif paylaşmak istiyorum . Bu tarifin faklılığı sadece uygulanan sosunda olacak . Bu sebzeyi en çok garnitür olarak kullanıyoruz .Çorbası , salatası ve ızgarası ile  hepsi birbirinden lezzetli sonuçlar elde ediyoruz bu defa benim sık yaptığım zeytinyağlı olacak . Brüksel lahanası   antioksidan vitamin ve mineralleri bol miktarda ihtiva eden bir sebze . Vücudu toksinlerden temizleyici, güçlendirici ve destekleyici  sebzelerden bir tanesi . Tabi  olan yaşlanmaya ilave bir çöküş yaşamak istemiyorsak bol sebze tüketmeye özen göstermeliyiz  . Daha sağlıklı, zinde ve genç kalmak kendi elimizde .  Kalori değeri oldukça düşük ancak besin değeri de bir o kadar yüksek olduğu için korkusuzca tüketilebilirsiniz .Sizlerle sebzeli tarifler paylaştığım zaman kendimi beslenme uzmanı ile konuşuyormuşum gibi hissediyorum 🙂 bu konuşmalarla sizi daha fazla sıkmadan tarifimi paylaşsam çok iyi olacak . Geçiyoruz tarife hadi buyurun …

IMG_8338 copy

ZEYTINYAĞLI BRÜKSEL LAHANASI İçin ;

Malzemeler

  • 1/2 kg. Brüksel lahanası
  • 1 adet havuç
  • 1 orta boy kuru soğan
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı domates salçası ( veya 1 adet domates )

Sosu için

  • 1 adet kavanoz
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 adet limon suyu
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • Tuz , karabiber

IMG_8341 copy

Yapılışı

Pişirme tavamıza zeytinyağını koyalım ve jülyen  doğramış olduğumuz soğanları , ince dilimlediğimiz havuçları ilave ederek kavuralım . Kavrulan soğan ve havuca  domates salçasını , brüksel lahanalarımızı ilave edelim . Çok az taze çekilmiş karabiber ekledikten sonra ağzını kapayarak  bir 10 dakika kendi suyunda kısık ateşte pişmesini sağlayalım. Lahanalarımız pişerken sosu için kavanoza tüm sos malzemelerini koyalım . Sıkıca ağzını kapattığımız kavanozu iyice çalkalayalım . Pürüzsüz bir sos elde etmeniz gerekiyor . Şimdi hazırlamış olduğumuz bu sosu lahanaların üzerine gezdirelim . Bu aşamada 1 kahve fincanı miktarında sıcak su ilave edelim . Tencerenizin ağzını kapayarak 10 dakika daha pişirelim . Soğuduktan sonra üzerine taze çekilmiş karabiber dökerek servis edebilirsiniz .

 

Afiyet olsun 🙂 

 

Kömbe

Etiketler

, , , , , , ,

 

IMG_7777 copy

Antakya yöresine ait olan bu kurabiye , özellikle ramazan ayında yapılan bir kurabiye çeşididir . Antakyalılar bir defa yapar çokça yaparlarmış .Bayram günü misafirlere ikram edilen  bu geleneksel kurabiyenin özelliği bayatlamaması , lezzeti baharatında . Kapağı kapatılmış bir kavanozda tazeliğini aylarca koruyabilirsiniz . Antakya bir medeniyet şehridir . Yemek kültürü çok gelişmiş aynı zamanda hangi yemek hangi medeniyete aittir bilinmez. İyi ki bizlerde  bu güzelliklerden nasibimizi alıyoruz .Yıllar önce Antakyalı bir arkadaşımın sayesinde tanımıştım . Üzerinden 13 yıl geçmiş . Ara ara yaptığım bir kurabiyedir . Yaptığım zaman mutfağıma yayılan karanfil ve tarçın kokusu adeta beni büyüler . İyi bir kömbe ağızda her zaman dağılmalı , ısırırken kıtırlığını hissedebilmelisiniz. Biraz daha fazla kavrulmuş halini seviyorum ben. Yapımı sandığınız kadar zor değil . Baharatlarla aranız iyi ise mutlaka tatmanız gereken bir lezzet . Bir fırsat verin hiç vazgeçemeyeceğinizi göreceksiniz . Buyurun tarife ;

IMG_3781

IMG_3788 copy

KÖMBE İçin ;

Malzemeler

  • 250 gr. tereyağı
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı süt
  • 4 su bardağı un
  • 4/3 su bardağı toz şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 yemek kaşığı vanilya ekstresi veya ( 2 paket vanilya tozu )
  • 10 adet kakule
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 tatlı kaşığı dövülmüş karanfil
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • 1 su bardağı ince çekilmiş ceviz içi
  • 6 çorba kaşığı hindistan cevizi
  • susam

IMG_3786

Yapılışı

Tereyağını eritelim ve bir kenarda ılımasını sağlayalım . Daha sonra hamuru yoğuracağımız kabın içerisine ılık tereyağını , sütü , zeytinyağını ve şekeri koyarak bir çırpıcı ile 5 dakika çırpalım. Çırpma işlemini tamamladıktan sonra içine tüm baharatlarımızı ekleyelim . Son olarak elemiş olduğumuz unu ilave edelim ve özlü bir hamur olana kadar yoğuralım. Yumurta iriliğinde parçalar kopardıktan sonra tahta kömbe kalıbına yerleştirelim. Şayet kalıbınız yok ise bir çay bardağı ağzı ile veya kurabiye kalıplarınızla da yapabilirsiniz . Kalıbı ters çevirerek hafifçe vuralım ve kurabiyeyi çıkaralım.Şekilli yüzünü susama batırarak yağlı fırın kağıdına yerleştirelim. Önceden ısıtılmış 190 derecede açık pembe olana dek pişirelim. Bu aşamada  biraz daha kavrulmuş  bir lezzet isterseniz süreyi  uzatabilirsiniz . Siz siz olun kurabiyenizi ılık haldeyken mutlaka deneyin  hepsi bu…  belki bir çay demlemek veya güzel bir kahvenin eşlik etmesini isteyebilirsiz .

Afiyet olsun 🙂

Güneşli günler görmek istiyorum aslında…

IMG_4161

Ne uzun ara verdim böyle … kızıyorum kendime oysa , sizlerle ilk paylaşmaya başladığım an hep hatırımda. Nasıl bir heyecan yaşamıştım .Sözlerim yanlış anlaşılmasın lütfen hala ilk gün ki kadar heyecan duyuyorum . Sadece yeni bir paylaşım yapmadığım zamanlarda  ihmal ettiğim fikri beni rahatsız ediyor . En verimli olduğum zamanlar sanırım ilkbahar dönemi. Şimdi  malum kış mevsimi ve  üzerimdeki etkisi   olumsuz . Kuzey de olmak ,  sıcak ülke insanı için biraz daha farklıdır . Alışmıyor musunuz? Elbette alışıyoruz  insanoğlu nelere alışmıyor ki. Ancak güneşe sırtını dönmek bir bahar insanı için o kadar kolay olmuyor :). Güneşe sırtımı çevirmek değil , güneşe dönmek  istiyorum oysa ki . Eğer bir ışığım oluyorsa ancak sizlerle paylaşabiliyorum. Işık değil karanlığım varsa yalnızlığımla paylaşıyorum . Neyseki güneş bugun biraz yüzünü gösterdi de bende sizleri bu satırlarıma ortak edebildim.

IMG_4126 

Bloğu oluştururken aklımda sadece yemek tarifleri paylaşma düşüncesi yoktu .Ne hissediyorsam , ne yaşıyorsam onları yazacaktım satırlarıma . Çok şey oldu bu sürede . Ülkece çok şeyler yaşadık hala da yaşamaktayız  . Acılar gördük , kayıplar verdik , bölündük ,siz , biz olduk .Gittiğimiz yemeklerde , dost sohbetlerinde , günün her saatinde politika konuşur hale geldik . Haber niteliği olmayan haberlerle karanlıklara itildik , dizilerle uyuşturulduk , evlilik programları ile doldu taştı . Bugün ne giysem telaşı sardı insanlarımızı . Tarafsız insanlarımızı göremez olduk . insanlar birbirlerine güvenini kaybetti , dostlar birbirlerini bıçakladılar arkalarından . Komşusu aç iken uyuyamayanlar  gitti , bayramlarda nereye kaçacağını planlayanlar  yerini aldı . İnsan olduğumuzu unutur hale geldik .  Liste böyle uzar gider çok şey var daha çok şey … bizler sadece kültürümüzü , ananelerimizi , geleneklerimizi kaybetmedik … insanlığımızı da kaybettik aslında .Biz kalabalık bayram sofralarının  , sofralarını herkesle paylaşanların , başkasının derdini dert edinen jenerasyonun çocuklarıyız. Böyle öğrendik biz … şimdi anlıyor musunuz beni  neden duygularımla hareket ediyorum ? Duygularımı kaybetmemek için , tüm bu yaşanılanları benimsememek için , yadırgamamak için devam ediyorum yoluma .Nedensiz paylaşmak ,anlamak,güzel bakmak , zorlukları paylaşmak ,iyilik  yapmak , haksızı dinlemek  istiyorum . Var olmak , sağlık ve huzurla nefes almak istiyorum . Güneşli günler görmek istiyorum aslında …Ruhunuzda ki sevgi ve huzurun sizlere rehber olması dileği ile …

Yoğurt terbiyeli köfte çorbası

Etiketler

, , , , ,

IMG_3683 copy

Mutfağımızda çorbanın yeri ve önemi tartışılamaz diye düşünüyorum. Özellikle soğukların başladığı şu günlerde soframız için harika bir giriş yemeği olacaktır . Çorbalarımızı  daha leziz hale getirmenin farklı yöntemleri olduğu aşikar . İlave edilen her malzeme besin değerini aynı zamanda lezzetini artırıyor. Et suyu , tavuk suyu , sebze suyu ile yapıldığında hasta durumundayken şifa buluveririz . Düşünsenize hastaya en çok yapılan tavuk suyuna çorba durumlarını 🙂 . Lezzet için diğer etken ise uygulanan terbiyelerdir . Limonlu , yoğurtlu , sütlü , kremalı , unlu , sirkeli belkide daha bilmediğim bir çok farklı terbiye . Tabi bu çorbalar biraz pratik tarifler den çıkarak biraz daha zahmetli tarifler olabiliyor . Çorba deyip geçmemek lazım .  Bazen öyle bir an geliveriyor ki sadece çorba içerek öğünü tamamlayabiliyorsunuz . Siz siz olun asla hazır çorbaları evinize sokmayın . Bugün sizlerle paylaşmayı tercih ettiğim tarif biraz zahmetli gelebilir ama mutfakta yemek yapmayı ve sevdiklerinize sunmayı seviyorsanız eminim bu tarif size vız gelecektir . Ne dersiniz geçelim mi tarifimize , buyurun …

IMG_3686 copy

TERBİYELİ KÖFTE ÇORBASI İçin ;

MALZEMELER

Köfte için ;

  • 250 gr. yağsız dana kıyma
  • 1 orta boy soğan ( rendelenmiş ve suyu alınmış )
  • 1 çay bardağı ince bulgur
  • 1 yumurta akı ( sarısını terbiye için kullanacağız)
  • 1 yemek  kaşığı tepeleme un
  • tuz , karabiber , kimyon

Çorba suyu için ;

  • 6 su bardağı et suyu veya su
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 su bardağı ev eriştesi veya kuskus 
  • 1/2 yemek kaşığı salça
  • 2 yemek kaşığı tereyağı

Terbiye için ;

  • 5 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 yumurta  sarısı
  • 3 diş sarımsak
  • 1/2 limon suyu
  • tuz

IMG_3739 copy

IMG_3742 copy

YAPILIŞI

  • Çukur bir kabın içerisinde köftelik tüm malzemeleri karıştıralım ve iyice yoğuralım. Yoğurduktan sonra nohut büyüklüğünde avuç içinde yuvarlayalım . Burada köftenin ölçüsünü tamamen size bırakıyorum. Bu kadar minik köfteler ile uğraşmak istemeyebilirsiniz ama yakışanı fikrimce minik olanları .Yuvarlanan köfteleri un serpilmiş  bir tepsiye koyabilirsiniz . Köftelerin tamamı yuvarlandıktan sonra sıra çorbanın suyuna geldi .
  • Çorba tencerenize tereyağı koyarak erittikten sonra salçasını ilave edelim . Salça bir iki dakika kavrulmalı ,  sonra sıcak et suyunu veya suyu ilave edelim . Bu esnada çorbanın tuzunu sakın atmayın yoğurt terbiyeli olduğu için kesilmesine sebebiyet verirsiniz . Ocaktan almadan 5 dakika önce tercih ettiğiniz tuz miktarını ilave edebilirsiniz. Suyun içerisine haşlanmış nohutu , erişteyi ilave edelim.
  • Çorbanın suyu kısık ateşte kaynarken biz o esnada hazırlanan köfteleri 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile tavada çevirelim . Köfteler hafif pembeleşmeli . Bu işlemi yapmak zorunda değilsiniz , ben köftelerin tavada mühürlenmiş lezzetini daha çok beğendiğim için bu şekli hep tercihim olmuştur . Sizde damak zevkinize göre insiyatifinizi kullanın .Tavada çevirilen köfteleri kaynayan suyun içerisine yavaşça bırakalım. Ağır ateşte köfteler yumuşayana kadar pişirelim . 
  • Son olarak ezilmiş sarımsağı , yumurta sarısını ,limon suyunu  ve yoğurdu çorbanın suyundan bir kepçe ilave ederek inceltelim ve  azar azar   karıştırarak çorbaya ekleyelim. Tuzunu ilave edelim ve 5 dakika sonra ocağın altını kapatalım.
  • Bu çorbanın üzerine en çok yakışan bir yemek kaşığı tereyağında   nane ve pul biberi kavurarak servis etmeden önce üzerine dökmek.

Afiyet olsun 🙂

Cevizli , çikolatalı turta

Etiketler

, , , , , , , , ,

 

IMG_6820

Yaşadığım ülkede “chocolate “isminde sadece çikolata üzerine satış yapan ve bizim ailece çok sevdiğimiz bir çikolata mağazası var . Bu mağazada dünyanın farklı ülkelerinde üretilen çikolatalar satılmakta . Içeri girdiğinizde sizi saran çikolata kokusu ve geri planda kalan kahve kokusu ile ayaklarınız yerden kesiliyor . Ara ara uğramaktan kendimizi alı koyamadığımız , yine bir gün yeni bir çikolata keşfi ile başladı bu turtanın hikayesi .

IMG_6811

Iskoçya yapımı olan çikolatayı keşfetmem için çok geçerli bir nedenim vardı . Paketin üzerinde türk kahveli çikolata yazısını görünce deliye döndüm heyecandan . Hemen paketi aldım keyifle eve geldim . Yerken düşündüğüm tek şey aynı malzemelerle başka neler yapılabileceği idi . Browni , kurabiye , turta … bu defa şansımı turta ile denemek istedim . Daha önce yapmış olduğum turtaya bu defa farklı malzemeler uyguladım . Un kullanmıyorken bu defa bir kaşık un  kullandım . dokusu çok daha güzel oldu .Çikolata ile kahvenin uyumunu çok yakıştırdığım için güzel bir buluşma oldu . Benim özel turta tariflerimden bir tanesi olarak yerini almıştır . Lafı çok uzatmadan tarife geçeyim derim 

IMG_3543 copy

CEVIZLI , ÇIKOLATALI TURTA Için 

Malzemeler

  • 200 gr. bitter çikolata
  • 4 adet yumurta
  • 150 gr.tereyağı
  • 1 yemek kaşığı un 
  • 90 gr. ( 1/2 su bardağı ) pudra şekeri
  • 115 gr. ( 1.5 su bardağı ) çok ince çekilmiş ceviz 
  • 2 tatlı kaşığı vanilya ekstresi
  • 2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 tatlı kaşığı kakule tozu
  • 1 tatlı kaşığı türk kahvesi 
  • 1 tatlı kaşığı gül yağı 

IMG_3436

Çikolata sosu için  ;

Malzemeler

  • 115 gr.bitter çikolata
  • 50 gr.tereyağı
  • 2 yemek kaşığı bal
  • 1/2 cay kaşığı tarçın

IMG_3501 copy

Yapılışı

Çikolatayı ve tereyağını parçalara ayıralım  cukur bir kaseye koyalım , içi sıcak su dolu bir tencereye  kaseyi oturtalım ve benmari usulü eritelim. Diğer tarafta yumurtaları , sekeri ve vanilyayı derin bir kasede mikserle köpürene dek çırpalım . Eritilmiş çikolatayı , unu , çekilmiş cevizi , tarçını , kakuleyi  ,gül yağını ve türk kahvesini de çırpılmış yumurtaya ekleyelim ve düşük ayarda mikserle iyice karıştıralım . 20 cm. çapındaki kek kalıbını yağlayalım ve tabanına yağlı kağıdı serelim . Cikolatalı karışımı kalıba dökelim . Fırın tepsisinin içerisine kalıbı yerleştirelim ve tepsinin yarısına kadar sıcak su ilave edelim. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında  30 dakika kadar pişirelim. Kekin kenarları sert ortası yumuşak olmalı . Daha sonra kalıbı tepsiden çıkaralım ve ılımaya bırakalım . Kekimiz ılıması için beklerken diğer tarafta üzeri için sosunu ayarlayalım . Çikolata sosu için , yukarıdaki belirtmiş olduğum tüm malzemeleri  çukur kaseye koyarak yine benmari usulü eritelim . Ben süslemede pikan cevizi kullanmak istedim . Cevizleri yarıya kadar çikolata sosuna bulayarak  yağlı kağıtta donmaları için bir süre beklettim. Keki kalıptan çıkardıktan sonra tel ızgara üzerine alarak tamamen soğumasını sağladıktan sonra üzerini çikolatalı sosla kapatın . son olarak cevizlerle süslemeyi tamamlayarak servise hazır edebilirsiniz . 

Afiyet olsun 🙂

Nokul

Etiketler

, , , , , ,

IMG_3363 copy

Uzun zaman varki Nokul yemedim veya Lokum mu demeliyim belkide haşhaşlı çörek . Siz ne derseniz deyin ben Nokul diyorum çünkü Ispartalı çok sevdiğim bir dostum yapmıştı bana,  ilk  defa ondan yediğim için galiba ben hep Nokul diyeceğim . Hepinizin de bildiği üzere mutfağımız çok zengin . Farklı yörelerde farklı isimlerle anılabiliyor olmasına karşın ufak tefek malzemelerde değişebiliyor . Işte o ufak dediğimiz malzemede olay . Bir farklı baharat veya yağ veya başka bir malzeme kullanıldığında anlıyorsunuz ve kendi damak zevkinize göre seçiminizi yapıyorsunuz . Mesela ben bugün bu tarifte şöyle bir değişiklik yaptım Nokul baharatım olmadığı için yerine haşhaş ezmesi , tarçın , yenibahar ve gülyağı kullandım . Hatta tahin de çok yakışıyor burada insiyatifi size bırakıyorum . Olur yada olmaz risk alınması gerektiğini düşünüyorum . Yoksa yeni tatları yada kendi lezzetlerimizi nasıl keşfederiz degil mi ? Sonuç benim için gayet başarılı oldu . Buyurun tarifime ;

IMG_3357 copy

NOKUL Için ;

MALZEMELER

  • 5 su bardağı un
  • 1 su bardağı ılık su
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 1 paket ( 42 gr.) yaş maya
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz

IÇ MALZEME 

  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 çay kaşığı yeni bahar
  • 1 çay kaşığı gül yağı
  • 1 su bardağı ceviz ( iri çekim )
  • 1 su bardağı haşhaş
  • sıvı yağ

IMG_3416_2 copy

UYGULAMA

Süt ile uygulanan tüm mayalı hamurlarda olduğu gibi , öncelikle bir kasenin içerisine sütü , mayayı ve şekeri koyarak karıştıralım. Ağzı kapalı bir şekilde ılık bir ortamda 15 dakika mayalanmasını sağladıktan sonra hamur yoğurma kabına alalım . Unu ve tuzu ilave ederek ılık su ile yoğuralım . Kıvamı biraz  yapışkan olacaktır .  Bu durumda avuç içinize çok az sıvıyağ koyarak hamuru toparlayabilirsiniz . Nokul için hamurumuz hazır durumda üzerine nemli bir bez örtelim ve yine ılık bir ortamda hamurun iki katı kabarana kadar yaklaşık 1 saat mayalanmasını sağlayalım . 

IMG_3395 copy

Şimdi iç malzeme hazırlık zamanı … Cevizleri iri kıyım bir havan veya mutfak robotu yardımı ile ezelim. Diğer tarafta haşhaşı , yenibahar ve tarçını iyice karıştıralım. Daha sonra mayalanan hamuru avuç içi büyüklüğünde bezelere ayıralım . Zemini ellerimizle çok az yağladıktan sonra bezeyi koyalım ve tekrar elimizi yağlayarak  ( 2 yemek kaşığı olacak şekilde ) servis tabağı büyüklüğünde elimizle açalım . ( bu aşama kolay hiç sorun yaşamazsınız ). Hazırlamış olduğumuz haşhaşlı karışımdan 1 yemek kaşığı kadar koyalım ve dağıtalım . Üzerine cevizleri serpiştirelim ve rulo yaparak saralım . Yapmış olduğumuz ruloyu 5 cm. genişliğinde keselim ve yağlanmış kalıba  veya tepsiye diklemesine yerleştirelim . Aynı işlemi tüm bezelerde uygulayalım . Kalıba yerleştiriken ne çok sık nede çok aralıklı yerleştirmemeye özen gösterin . Mayalı bir hamur olduğu için kabaracağını unutmamalısınız .  Arzu ederseniz üzerine bir yumurta sarısını çok az sıvı yağ ile açarak sürebilirsiniz . Susam serpiştirebilirsiniz çok yakışıyor . Ben mi neden susam dökmedim , çünkü unuttum 🙂  bu uygulamada yumurta kullanmadım en az yumurta sürmüş kadar kızarıyorlar . Yumurta konusunda tercihi size bırakıyorum  .180 derece fırında hamurunuz kızarana kadar pişirin . 

Afiyet olsun 🙂

Domates soslu acı biber turşusu

Etiketler

, , ,

biber3

Uzun bir ara oldu sizler ile blogumda birşeyler paylaşmayalı . Yaz tatili girdi araya 2 ay gibi bir süre . Tatil bitti , mevsim değişti  Eylül geldi kapımızı çaldı . Kış hazırlıklarının koşuşturması başladı . Turşu  kurmak en önemli hazırlıklardan bir tanesi  . Benim için turşu kurmak ,  destek alabileceğim , yakınımda aile büyüklerimden kimsem olmadığı için yaklaşık iki günümü alıyor . 1.gün sebzelerin seçilmesi ve tamamlanması 2. günün  sabahında başlayan sarımsak ve domates soyma işlemi ile akabinde devam eden sebzelerin iğne ile delinme işlemi vs . Cok uzatmayayım ki gözünüz korkmasın alt tarafı bir turşu işte 🙂 . Bugün sizlerle tarifini paylaşacağım turşu benim her kış olmazsa olmazlarımdandır. Acılı lezzetleri seviyor olmam beni bu duruma itiyor . Ne yapabilirim ki bende endorfini acılı lezzetlerden alıyorum . Sadece endorfin değil metabolizmamın  hızlı çalışmasını da acıya borcluyum. Yukarıdaki fotoğrafta görmüş olduğunuz acı biber Antalya’da ismi biberiye diye geçiyor . Bu biberiyelerin değişik ebatları ve değişik renkleride mevcut . Ben koyu yeşil olan ve biraz daha uzun olan acı biberleri tercih ediyorum çünkü daha acı . Bunu nasıl mı anladım 22 yıllık tecrübem ile . Mevsimi geldiğinde önce pul biberini yapmak için takibe alırım sonra turşu . Nedir benim bu acılardan çektiğim :)) . Bakmayın çekiyorum dediğime kış yemekleri ile beraber tüketiyorken tüm yorgunluklar unutuluyor . Acı seviyorsanız mutlaka ama mutlaka yapmanızı önereceğim bir tariftir buyurun tarife …

DOMATES SOSLU ACI BIBER TURŞUSU Için

Malzemeler

  • 3 kilo acı biber
  • 3 kilo domates
  • 400 ml. elma sirkesi
  • 1 su bardağı zeytinyağı
  • 4 baş sarımsak
  • 1 demet maydanoz
  • deniz tuzu ( Kendi damak zevkinize göre tuz miktarını ayarlayabilirsiniz )

IMG_5989

Yapılışı

  • Biberleri yıkadıktan sonra  kulplarını keselim ve ince kıyım tüm biberleri doğrayalım.
  • Domateslerin kabuklarını soyalım ,  minik küpler halinde keselim veya arzu ederseniz rendeleyedebilirsiniz ben her iki yöntemide uyguluyorum .
  • Sarımsakları ince ince doğrayalım .
  • Maydanozların sap kısımlarını temizleyerek ince kıyım yapalım .
  • Daha sonra büyük bir kabın içerisinde sirke ve deniz tuzunu iyice karıştıralım .Sonra sırası ile  domatesleri , sarımsakları , ince kıyım maydanozu ilave edelim .
  •  Doğramış olduğumuz biberleri ilave edelim.
  • Son olarak zeytinyağını da   ilave  ettikten sonra tuzunu tekrar kontrol edelim ve tüm malzemenin birbirine iyice karişması için alt üst karıştıralım .

Afiyet olsun 🙂

Vişne soslu , Antep fıstıklı sarma

Etiketler

, , , , , ,

IMG_2082 copy

Geleneksel mutfağımızın vazgeçilmezi , yaprak sarmayı sevmeyen bir kişi tanımadım henüz . Yapımında emek isteyen bu lezzeti yediğinizde tüm zahmetleri unuttuğunuz enteresan bir lezzet . Cok sık yaparım zahmeti umrumda bile değil . Mademki  sonucunda yerken hepimizin yüzü gülüyor neden sevdiklerimi bundan mahrum etmek isteyeyim ki ? Durum böyle olunca alternatifler arıyorsunuz . Klasik olan lezzetin dışında erikli , koruklu , vişneli , etli ,zeytinyağlı , nar ekşili , fıstıklı , üzümlü …liste devam eder ve bende yaparım . Üstelik öyle bir güzel yaparım ki mademki zahmetine ben katlanıyorum o zaman bu durumda şımarmakta benim hakkım . Bu defa  hiç mütevazi olamıyacağım . Kalem gibi  çalıştığım yaprakları sararken bel ağrısı çekiyorsam birazda şımarayım öyle değilmi arkadaşlar 🙂 . Yine sarma konusunda arayışa girdiğim bir zamanda bir kaç ay önce aldığım sevgili Didem Şenol‘un Biraz Maya Biraz Gram adlı özenle hazırlanmış yemek kitabından bahsetmeden geçemeyeceğim . Mevsimine göre hazırlanmış özenli tarifleri var . Bugün sizlerle tariflerinden bir tanesini paylaşıyorum . Vişneli ve fıstıklı sarma . Vişne sosu tarifi ise sevgili Civan Er‘e ait .Kendilerine bu lezzetle bizleri tanıştırdıkları için teşekkür etmeden geçmek istemiyorum . Vişne deyince sabırsızlandığınızı tahmin ediyorum hehe tamam tamam kızmayın hemen geçiyorum tarife .

IMG_2439 copy

 

VIŞNE SOSLU , ANTEP FISTIKLI SARMA Için

Malzemeler

  • 1/2 kg. dana kıyma
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 150 gr.pirinç
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 15 gr.öğütülmüş kişniş tohumu
  • yarım demet maydanoz ( ince kıyım )
  • 60 ml. zeytinyağı
  • 30 ml.su
  • 125 gr. antep fıstığı ( robotta ince çekilmiş )
  • 250 gr. taze asma yaprağı
  • 100gr. tereyağı
  • tuz ve taze çekilmiş karabiber

IMG_2466logo

Vişne sosu için;

Malzemeler

  • 1/2 kilo vişne
  • 1 diş sarımsak
  • 90 ml. nar ekşisi
  • 200 ml.zeytinyağı
  • tuz

IMG_2458 copy

Yapılışı

Kıymayı , rendelenmiş soğanı , domates salçasını , pirinci , kişniş tohumunu ve maydanozu karıştırarak çok hafif yoğurdum  . Daha sonra karışıma zeytinyağı ve suyu ekledikten sonra Antep fıstığını , tuz ve  karabiberini ilave ettim . Çok az haşlanmış taze yaprakları ( kaynayan suya batırıp 2-3 sn . yeterli olacaktır ) veya  Salamura yaprak kullanacaksanız tuzu gitmesi için sıcak suda bekletmeniz yeterli olacaktır . Hazırlanan iç malzeme ile yaprakları sardıktan sonra tabanına yaprak serili tencereye  aralarında boşluk kalmayacak şekilde  yerleştirdim . Tereyağını küp küp keserek sarmaların üzerine belirli aralıklarla yerleştirdikten sonra ,  tencerenin ücte birine denk gelecek şekilde sıcak suyunu ilave ettim . Yaprakların pişerken yerinden oynamaması için her zaman bir tabak kapatmanızı öneririm. Orta ateşte pişirdikten sonra üzerine vişne sosu dökerek servis ettim . 

Vişne sosunu hazırlamak için vişneleri saplarından ayırarak çekirdeklerini çıkardım  . Daha  sonra sos tenceresinde , suyunun  yarısını  çekene kadar  ocakta pişirdim. Sevgili Civan Er’in tarifinde çekirdekler çıkarılmadan pişiriliyor ve süzgeçten geçirerek püresini çıkarıyor . Cıkarılan püreye sarımsak , nar ekşisi , zeytinyaği ve tuzunu ilave ederek sos kıvamına getiriyor . Ben çekirdekleri pişirmeden önce çıkartarak yaptım . Daha sonra bir mutfak robotunda  pişen vişnelere diğer malzemeleri ekleyerek püre haline getirdim . Daha taneli olmasını tercih ettiğim için . Hazırlanan sosu sarmaların üzerine veya arzu ederseniz cukur bir sos kabına koyarak servis edebilirsiniz .

Afiyet olsun 🙂

Mantar carpaccio

Etiketler

, , , , , ,

IMG_2076 copy

Mantar severler hadi hiç vakit kaybetmeyin . Maximum  10 dakikada hazırlayacağınız basit ama muhteşem bir tarif . Benden söylemesi 🙂

IMG_2082 copy

MANTAR CARPACCIO Için 

Malzemeler

  • 250 gr. porcini veya   shitake mantar ( bulamazsanız sampiyon mantar )
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1/2 limon suyu
  • 1 dal taze kekik
  • Tane kırmızı karabiber
  • Deniz tuzu ve taze çekilmiş karabiber

IMG_2084 copy

Yapılışı

  • Mantarların yıkanmaması gerektiğini vurgulamak istiyorum. Lezzetinden kaybedeceği gibi su bırakmasınada sebebiyet vermiş olursunuz. Bu sebeple yumuşak uçlu mantar fırçası ile fırçalamalısınız .
  • Fırçaladıktan sonra ince dilimler halinde keselim ve fırına girebilecek bir kabın içerisine sıra sıra yerleştirelim .
  • Üzerine fırça yardımı ile zeytinyağı sürüp önceden ısıtılmış 190 derecelik fırında 40 saniye kadar fırınlayalım .
  • Fırından çıkartalım ve servis tabağına alalım . Taze kekiği , tuzu ve  tane karabiberi serpiştirdikten sonra üzerine limon ve zeytınyağı gezdirelim.

Afiyet olsun 🙂

Tarhunlu , limon sos yatağında Tavuk göğsü

Etiketler

, , , , , , ,

IMG_1486 copy

IMG_1490 copy

TARHUNLU LIMON SOS YATAĞINDA TAVUK GÖĞSÜ Için

Malzemeler

  • 6 adet tavuk göğsü
  • 7 yemek kaşığı pesto sos
  • 35 gr.parmesan peyniri ( rendelenmiş )
  • 1/2 limon kabuğu ( rendelenmiş)
  • 1/2 su bardağı ceviz içi ( orta kıyım )
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Tuz ve taze çekilmiş karabiber

IMG_2130 copy

TARHUNLU LIMON SOS Için

Malzemeler

  • 1 adet limon ( kabukları rendelendikten sonra suyunu sıkalım )
  • 5-6 dal tarhun otu
  • 1 adet orta boy kuru soğan ( ince minik doğranmış )
  • 2 yemek kaşığı soya sosu
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 200 ml. taze krema
  • Tuz ve karabiber

IMG_2143 copy

Yapılışı

  • Tavuk göğüslerini yıkadıktan sonra bir kağıt havlu ile suyunu alalım.  Et döveceği ile çok az  dövdükten sonra tuz ve karabiberini serpiştirelim. 
  • Daha sonra rendelenmiş limon kabuğu , rendelenmiş parmesan peynirini , ceviz içini ,  ve pesto sosu karıştırarak bir ıç malzeme hazırlayalım . Hazırlanan iç malzemeyi açmış olduğumuz tavuk göğüslerinin üzerine bir kaşık yardımı ile paylaştırdıktan sonra rulo haline getirelim. Ruloların pişme esnasında açılmaması için küçük boy çöp şişlerle tutturabilirsiniz .
  • Tavuklarımız bir kenarda beklerken   şimdi sosumuzun  yapımına geçebiliriz .
  • Eritmiş olduğumuz tereyağında ince ince doğramış olduğumuz soğanları pembeleşinceye kadar orta ateşte kavuralım . Kavurduktan sonra  üzerine limon suyunu, rendelenmiş kabuğunu ve ince kıyım tarhunu ilave edelim. Sonra ince bir süzgeç yardımı ile kavrulan tarhunlu , limonlu soğanı kaşık yardımı ile ezerek süzelim. 
  • Sos tavasını ocağın üzerine alalım ve orta ateşte   taze kremayı yavaş yavaş karıştırarak ısıtalım . Süzmüş olduğumuz tarhunlu karışımı kremanın içerisine ekleyelim. Son olarak soya sosunu , tuzunu ve karabiberini ilave edelim . Tarhun daha belirgin olsun isterseniz bir iki dal daha ince kıyım yaparak sosun içerisine ilave edebilirsiniz  veya servis esnasında kullanabilirsiniz . Sos hazırlandığına göre tavukların pişme işlemini tamamlayabiliriz . 
  • Hazırlamış olduğumuz tavukları tavada zeytinyağında her tarafı eşit olacak şekilde kızarttıktan sonra servis tabağına alabilirsiniz . Üzerine hazırlamış olduğumuz  sıcak sosumuzu gezdirelim  ve taze tarhun  ve limon dilimleri ile tabağı süsleyerek servise hazır edebilirsiniz .

Afiyet olsun 🙂

Malzemeler