Etiketler

1

Not: Karikatür resmi alıntı olup , karikatürist  Harun Yavruoğlu’na aittir.

Ben bugün ne hissediyorum bilmenizi istedim. ” Dünya Kadın Hakları Günü ” diye bir günün olmasından mutluluk mu duymalıyım yoksa utanç mı karar veremedim. Bugün her yerde kadın hakları ile ilgili bir dolu makaleler  yazıldı çizildi .Bir çoğunu okudum ve kendi kendime dedimki senin de bugüne bir mesajın olmalı. Çok değil bir iki satır 🙂 yazarak daha doğrusu sitem ederek  affınıza sığınıyorum. Aşağıdaki tespitleri vikipediden alıntı yapılmıştır sizlerinde okumasını istedim. Tüm bu yazılanları bir çoğumuz zaten biliyoruz ama benim mesajım amacına ulaşsın istedim. Bunca olumsuzlukları okuduktan sonra ; böyle senede bir gün kadın hakları diye evrensel birgün ilan edilip, haklarımızı bir türlü evrenselleştirememizin üzüntüsünü paylaşmak istedim. Her daim incitilen, taciz edilen, tecavüze uğrayan, şiddet görmekten kemikleri kırılan , hayatlarını kaybeden, kadınlar, kadınlarımız, annelerimiz, kardeşlerimiz, komşularımız, teyzelerimiz…Sahip olamadığımız haklarımızın mı gününü kutluyoruz?

DUNYA KADINININ DURUMU ILE ILGILI OLGULAR

  • Ocak 2009 itibariyle Dünya nüfusu yaklaşık 6.8 milyar. Bunun yüzde 49.7’si kadın. Yani kadın nüfusu 3 milyardan fazla.
  • Dünyadaki yaşlıların çoğunu kadınlar oluşturuyor.
  • Kadın cinayet kurbanlarının yüzde 70’i eşleri ya da sevgilileri tarafından öldürülüyor.
  • Dünyada her 3 kadından 1’i hayatının bir döneminde şiddete maruz kalıyor.
  • Her 5 kadından 1’i hayatının bir döneminde tecavüz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.
  • ABD’de her 90 saniyede 1 kadın tecavüze uğrarken, Irak’ta nisan 2003’ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında, en az 400 kadının tecavüze uğradığı İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporlarında yer alıyor.
  • Dünyada, ağırlıklı olarak Afrika kıtasında 135 milyondan fazla kadın sünnet  ediliyor.
  • 280 milyonluk Arap dünyasında her 2 kadından 1’i okuma yazma bilmiyor.
  • Suudi Arabistan’da kadının oy hakkı 2011 yılında verildi, araba kullanması yasak.
  • Dünyada 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunurken, ‘namus savunması’ Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guatemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Venezuella’nın ceza yasalarında yer alıyor.
  • İran’da çok istisnai durumlar haricinde kadının boşanma hakkı yok.
  • Tüm dünyada sağlık çalışanlarının yüzde 75’i kadın.
  • Siyasette ve iş dünyasında da kadınların oranı gelişmiş ülkelerde bile epey düşük.
  • Gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlar günde ortalama 20 litre suyu 6 km taşıyorlar.
  • Afrika’daki hamile kadınların ölüm riski, Batı Avrupa’dakilerden 180 kat daha fazla.
  • 1.2 milyar yoksulun %70’ini kadınlar oluşturuyor.
  • Mültecilerin %80’ini kadınlar oluşturuyor.
  • Dünya’daki arazilerin sadece %1’i kadınlara ait.
  • Okuma-yazma bilmeyen ve eğitim hakkından mahrum 1 milyardan fazla yetişkinin 2/3’ü kadın.
  • İnternet kullanıcılarının %42’si kadın.
  • OECD ülkelerindeki bilimsel ve teknik alanlardaki üniversite mezunlarının %30’u kadın.
  • ABD’deki mucitlerin %10’u kadın.
  • Dünyadaki mal varlıklarının 14 trilyon dolarlık kısmı kadınlara ait.
  • Sadece Japonya ve Peru’da iş kuran kadın sayısı erkeklerden fazla.
  • Haber veya röportajlara konu olanların %21’i kadın.
  • Gazetecilerin 1/3’ü kadın olmasına rağmen, bölüm şefi, editör ya da patronların sadece %1’i kadın.
  • Avrupa Birliği’ndeki cinsiyetler arası en yüksek gelir adaletsizliği yaklaşık %25 farkla, Kıbrıs, Estonya ve Slovakya’da görülüyor.
  • Yeni üniversiteyi bitirmiş kadınlar, erkeklerden %20 daha az para kazanıyor. Bu fark 10 yıl içerisinde %31’e yükseliyor.
  • 1945 ila 1995 yılları arasında Dünya’daki kadın milletvekili sayısı 4 kat arttı. Bazı ülkelerde meclisteki kadın milletvekili sayısını artırmak için kadınlara pozitif ayrımcılık uygulanıyor.

Bir başka makale 😦

Dünyada yaşayan 603 milyon kadının ülkelerinde kadına tecavüz ve ona yönelik şiddet suç değil.  Belki, kastedilen çok geri kalmış ülkelerdir diye düşünülebilir ama, gelişmiş ülkelerdeki rakamlar da ürkütücü. Kadına yönelik şiddetin dünyadaki en yaygın şekli, aile-içi şiddet ve cinsel istismar. Hamilelik döneminde uygulanan şiddet, töre cinayetleri ve kadın intiharlarının tümü ölümle sonuçlanıyor.

Dünya üzerinde yaşayan kadınların %70 şi (her 10 kadından 6 sı) fiziksel ve cinsel şiddetle ömürlerinde en az bir kez karşılaşmışlar. 15-44 yaş aralığındaki kadınların tecavüz ve aile-içi şiddet görme riski, kanser, trafik kazaları ve diğer tehlikeli hastalıklarla karşılaşma riskinden daha fazla.
Kadına yönelik şiddet için bir savaş silahı olarak da kullanılıyor. Hatırlayalım: Rwanda’da 1994 soykırımında 500 kadına tecavüz edildikten sonra öldürülmüştü. Dünyada 140 milyon kadın ve kız jenital mutasyona uğratılmış. Her yıl 5000 kadın “töre cinayetine” kurban gidiyor. Kadınlara ve kızlara yönelik şiddet, sadece bir insan hakları suçu değil. Verimliliğe, ekonomik gelişmeye de sekte vurur. Gelişmiş ülke ABD’de kadınlara yönelik şiddet sonucu harcanan tedavi masrafları yılda 5.8 milyar dolar; Kanada’da 1.16 milyar dolar, Avusturalya’da ise çok daha fazla 11.38 milyar dolar.
Avukat Şükran Eroğlu’nun ülkemiz için verdiği rakamlar oldukça ilginç. Hastanelerde yapılan istatistiklere göre vücutta meydana gelen kırık olayı erkekler için %9-20 arası değişirken, kadınlar için bu oran %30-50 arası oluyor. Her nasılsa, kadınların vücutlarında oluşan kırık, erkeklerde oluşan kırık olayından iki mislinden de fazla.
Türkiye genelinde bulunan taşınmazların %92 si erkeklerin üzerine kayıtlı. Kadınlar bir türlü malk mülk sahibi olamıyor yani….
Avukat Belkıs Baysal ise, 1949 da Türkiye olarak imzaladığımız Avrupa Birliği sözleşmesi üzerinde durdu. Baysal, Avrupa’da bugün geçerli olan bütün sözleşmelerden doğan hakların bizim de hakkımız olduğunu ancak bundan haberimiz olmadığını belirtti.
Avukat Baysal: “Bizler adına yapılan hiçbir antlaşmayı bilmiyoruz. 1949’dan beri alınan kararların hiçbiri Türkçeye çevrilmedi. Halbuki biz, 1949 da Strazburg’da oluşturulan Avrupa Konseyi’nin 10 kurucusundan biriyiz. Aradan geçen bu kadar yılda, bizim adımıza imzalanan antlaşma ve sözleşmelerin hiçbirinden haberdar değiliz. Bu metinlerin hiçbiri Türkçeye çevrilmedi” dedi.
Belkıs Hanım konuştuktan sonra, uzun süre düşündüm. Gerçekten de bizim adımıza Avrupa Devletleriyle imza atılan onca haktan, bilgiden yoksunuz. Bilmediğimiz için sorgulama şansımız da yok.

Hanımlar böyle bir günde size hıç güzel bir tablo çıkaramadım üzgünüm ancak , Tüm kadınlar çicektir diyerek  sözümü;

Haklarımızı bilelim , öğrenelim ve araştıralım ki en azından kazanılmış haklarımiz ile hayata tutunabilelim, diyerek satırlarımı noktalamak istiyorum.

Sevgili Hanımlar mutlu yarınlara…Sevgiyle kalın.